Geçen Hayatlar #3: Nerelisin?

< 1 dakikada okunur

Otobüse bindim.

Her zamankinden daha kalabalıktı.
Ama biraz da o klasik tipler yüzünden.

Hani biner binmez sabit kalanlar.
Arkaya ilerlemezler.
Sadece boş koltuk görünce hareket ederler.

Onlar.

Ön kapı dolu olduğu için orta kapıdan,
ittire kaktıra son kalan 6 kişi bindik.

Bir okul öğrencisi — ama o klasik değil.
190 boylarında, 100 kilo.
Sanki Patagonya’dan gelmiş gibi.

Bir 50’lerinde adam.
Bir genç kız.
Bir de 80’lerinde bir teyze ve bir amca.

Ve ben.

Yağmur yağıyor.

Camlar buğulu.
İçerisi havasız.

Tam anlamıyla bir konserve kutusu.

Şoför de durumu çözmüş gibi:
“Nasıl olsa kimse düşemez.”

Ani kalkış.
Ani fren.

Ben üç durak sonra ineceğim.
Tutunmadan duruyorum.

İlk ani frende,
yanımda binen teyze sol koluma iki eliyle yüklendi.

Hiçbir şey demedi.

Ben artık onun için
belediyeye ait bir demirbaştım.

Benim için sorun yok.

Sağ kolumla tutunsam
ikimiz de dengede kalırız.

Sonra ikinci dalga geldi.

Bu sefer 80’lik amca.

Bir eli sağ omzumda,
bir eli sol omzumda.

Nefesi ensemde.

Kafasını yaslasa,
ayaklarını yerden kesse
sırtıma binmiş sayılır.

Hâlâ sorun yok.

Üç durak sonra ineceğim.

Ama belli ki
teyze ve amca daha önce
Mad Max aracına binmemiş.

Tam o an…

Sırtımdaki amca
kulağıma doğru eğildi.

Ve sordu:

“nerelisin?”

Kızdım:

“Dayı, Allah aşkına…
şimdi sırası mı?
Gerçekten mi?
Tam şu anda mı nereli olduğumu öğrenmek istiyorsun?”

Sustu.

Ama tutuşu değişmedi.

Orada kalmaya devam etti.

Cevabımın onu durdurmadığını
o tutuşta anlamalıydım.

Neyse.

Benim durak geldi.

Tuşa basamamıştım.

Bağırdım:

“Kaptan! Orta kapı!”

Kapı açıldı.

Önümdeki indi.

Ben de inerken…

Kulağıma eğildi.

Ve fısıldadı:

“Ben Amasyalıyım.”

Bazı insanlar,
en yanlış zamanda
en gereksiz bilgiyi verir.

Ama yine de
içinde bir samimiyet vardır.

Bazı hayatlar, sadece yanından geçer.

Geçen Hayatlar’ın diğer bölümlerini buradan okuyabilirsin.

Visited 21 times, 2 visit(s) today

Benzer Yazılar