Kahve Zirvesi: Kahve Artık Sadece Kahve Değil

6 dakikada okunur

Bazen bir etkinlikten çıkarsınız ve aklınızda onlarca not değil, tek bir his kalır.
Bu zirveden benimle kalan his şu oldu:
Kahve artık sadece fincanda olan bir içecek değil, artık bir deneyim.

4 Nisan’da gerçekleşen Kahve Zirvesi, bu dönüşümün oldukça net hissedildiği, iyi kurgulanmış ve gerçekten yaşayan bir organizasyondu.

Öncelikle şunu söylemek gerekir:
Bu bir “konferans” gibi akmadı. Daha çok sektörün kendi kendine konuştuğu başarılı bir alan gibiydi.

Marka standlarından sunumlara, oturumların zaman yönetiminden B2B görüşmelere ayrılan alanlara kadar her şey düşünülmüş.
Bu sadece bir konferans değil, aynı zamanda sektörün kendiyle konuştuğu bir alan haline gelmiş gerçek bir zirve.

Bu noktada, Kahve Zirvesi’ni düzenleyen Kahve Dergisi’ne ve özellikle Ferit Özkaşıkçı’ya ayrıca teşekkür etmek gerekir.
Sektörün farklı katmanlarını bir araya getirmek kolay değil ama burada bu başarıyla yapılmış.

Oturum Başlıkları

Zirvenin omurgasını oluşturan oturum başlıkları bile aslında sektörün nereye gittiğini tek başına anlatıyordu:

Yarına Hazırlık: Kahve Ekonomisinin Geleceği

(Yatırım, Finansman ve Risk Yönetimi)
Konuşmacılar:

  • Sinan Öncel — Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı
  • Dr. Bader Arslan — Ekonomi Gazetesi Yazarı
  • Ahmet Ş. Yanıkoğlu — TAMPF / Caffè Nero CEO
  • Prof. Dr. Soner Gökten — Ekonomi & Finans Uzmanı

Geleceğe Yönelik Stratejiler ve İşletmeler İçin Yeni İş Modelleri

Konuşmacılar:

  • Maria Han — IBT Business Consultancy / Mulata Coffee Co-founder
  • Esin Aktürk Tosya — Caribou Coffee Türkiye Genel Müdürü
  • İlknur Aksoy Şen — Tchibo Türkiye Pazarlama Direktörü
  • Erem Çakıroğlu — Multinet Up GMY
  • Ferit Özkaşıkçı — Kahve Dergisi (Moderatör)

Dijitalleşme ve Yapay Zekâ Uygulamalarının Kahve Endüstrisinde Yaratacağı Değişim

Konuşmacılar:

  • Ergü Şener — Fingate.io / Wastespresso Co-founder
  • Evin Canpolat — Philips Versuni Pazarlama Lideri
  • Özlem Alp Demir — Kerzz / Veri Yazılım A.Ş.
  • Mehmet Emin Çangal — Simpra COO
  • Murat Kolbaşı — Arzum (Moderatör)

Liderlerin Gelecek Senaryoları: Kafe Mağazalarının Geleceği, Yeni Uygulamalar ve Franchise Sistemleri

Konuşmacılar:

  • Cumhur Kılıç — Spada Roastery (CEO)
  • Alper Ulus — Soulmate Coffee (Kurucu)
  • Erol Işık — Mikel Coffee Türkiye GMY
  • Serap Akçay — De La Pau Coffee (CEO)
  • Sertaç Yalçın — Arabica Coffee House (Moderatör)

Gelecekte Kahve Endüstrisi İçinde Kahve Eşlikçilerinin ve Donuk Ürünlerin Yeri

Konuşmacılar:

  • İsmail Cem Akar — Bonservis GM
  • Emre Başar Sözen — Nilky CEO / Co-founder
  • Ege Duruk — Backhaus GM
  • Merve Burcu Akbulut — MBA Food Factory (Moderatör)

İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışmalarının Kahve Endüstrisine Etkileri

Konuşmacılar:

  • Cumhur Ertem — Venado Coffee Roastery
  • Ahmet Kireçcibaşı — Kaave Gıda
  • Ender Şener — Ziraat Yüksek Mühendisi
  • Doç. Dr. İlkay Gök — Okan Üniversitesi (Moderatör)

Kahve Yetiştiren Ülkelerde Kahve Tarımı ve Üretimde Geleceğe Yönelik Uygulamalar

Konuşmacılar:

  • Stephanie Garcia — Guatemala Ticaret Müşaviri
  • Emrah Nar — Vietkey Coffee Farm
  • Fatah Imdul Umasugi — Endonezya Coffee Expert
  • Adem Kahveci — Anafarta Coffee / Q Grader
  • Erdem Koylan — Voicevale Türkiye (Moderatör)

Bu başlıklara baktığınızda aslında şunu görüyorsunuz:
Kahve konuşulmuyor, kahvenin etrafındaki dünya konuşuluyor.

Kahve Aslında Bir Ekosistem

Ekonomi var.
Yatırım var.
Franchise var.
Teknoloji var.
Tarım var.

Yani mesele artık sadece iyi kahve değil.
Kahve, tek başına bir ürün olmaktan çıkıp bir sistemin parçası haline gelmiş durumda.

Büyüme Var Ama Eskisi Gibi Değil

Evet, sektör büyüyor.
Ama artık o “her açılan kahveci iş yapar” dönemi geride kalmış gibi.

Maliyetler artıyor.
Tüketici daha bilinçli.
Kârlılık daha hassas.

Konuşmaların arasında dolaşan ortak duygu şuydu:
Artık rakamsal olarak büyümek değil, sürdürülebilir şekilde büyümek mesele.

Kahve Tek Başına Yetmiyor

Eskiden kahve satardın.
Şimdi kahve yetmiyor.

Deneyim ekleniyor.
Yan ürünler ekleniyor.
Yeni gelir modelleri konuşuluyor.

Kahve satmaktan çok, kahve üzerinden bir dünya kurma çabası var.

Teknoloji Konuşuluyor Ama Gerçek Nerede?

“Dijitalleşme ve Yapay Zekâ” oturumu da ilginçti.

Oturumun moderatörlüğünü Murat Kolbaşı yaptı ve konuşmaya kahvenin geçmişinden başlayarak bir çerçeve çizmesi önemliydi.
Bu, aslında teknolojinin konuşulduğu bir panelde bile hikâyenin kökünün hâlâ üründe olduğunu hatırlattı.

Evin Canpolat tarafında, küçük ev aletlerinde kahve makinelerinin geldiği nokta ve markanın bu alandaki liderliği vurgulandı.
Özellikle Philips’in ilk otomatik kahve makinesi üreticilerinden biri olduğuna yapılan vurgu dikkat çekiciydi.
Ayrıca yapay zekâ sayesinde, farklı çekirdekleri tanıyıp her biri için kişiye özel kahve hazırlayabilen sistemler üzerinde çalıştıklarını anlatması, işin geleceğine dair önemli bir sinyaldi.

Mehmet Emin Çangal’ın verdiği bir bilgi ise panelin en çarpıcı noktalarından biriydi:
Yapay zekânın en son etkileyeceği sektörler arasında gıda ve hizmet sektörü yer alıyor.

Bu, “her şeyi değiştirecek” söylemine karşı ciddi bir denge noktası.

Özlem Alp Demir tarafında ise konu daha operasyonel bir yere geldi:
Kullanamadığımız veri, aslında veri değildir.
Veriyi sadece raporlamak değil, aksiyona çevirmek…
Asıl fark burada başlıyor.

Panelde bir diğer dikkat çeken nokta ise Murat Kolbaşı’nın üzerinde çalıştıklarını söylediği “bean-to-cup Türk kahvesi makinesi” oldu.
Türk kahvesinin ev tipi otomasyonu konusu, önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacak gibi görünüyor.

Aynı panelde Türk kahvesinin geleceğiyle ilgili gelen bir soruya verdiği cevap ise teknik değil, tamamen kültüreldi:

“Kapalıçarşı ilk AVM’dir. Oraya gelen turist bir şile bezi almalı ve bir Türk kahvesi içmelidir. Bu bir dava olmalı.”

Hatta daha da ileri giderek şunu söyledi:
Her Türk bunu bir sorumluluk gibi sahiplenmeli.
Yurt dışında bir kafeye oturduğunda Türk kahvesi istemeli.
Ne zaman Türk kahvesi menülere girer, işte o zaman bu dava tamamlanır.

Bu bakış açısı şunu hatırlatıyor:
Kahve sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir temsil biçimi.
Ve evet, ben de buna aynen katılıyorum.

Aynı Sokakta 5 Kahveci: Sorun mu Fırsat mı?

Zirvenin en güçlü oturumu ise hiç şüphesiz mağaza, franchise ve büyüme üzerine olan paneldi.

Bu oturumda aslında dört farklı dünya aynı sahnedeydi:

  • Global bir markayı yerelleştiren yapı: Mikel Coffee
  • Franchise deneyiminden marka çıkaran girişim: 1401 Coffee
  • Butik ruhunu koruyan marka: De La Pau Coffee
  • Ve butikten çıkıp ölçeklenen yapı: Arabica Coffee House

Erol Işık’ın söylediği güçlü bir cümle vardı:
“Aynı caddede yan yana kahveciler olması yalnızca rekabet değil, fırsattır.”

Ama oturumun en dikkat çekici tarafı
Serap Akçay’ın yaklaşımıydı:

Kahve dışarıdan romantik görünür ama içeride multidisipliner bir iştir.

Ve devamında gelen üç kritik vurgu:

  • Büyürken ruhu kaybetmemek
  • Disiplini taşınabilir hale getirmek
  • Kaliteden ödün vermemek

Bu üçlü, aslında butik kahveciliğin sürdürülebilir versiyonunu tarif ediyor.

Büyüme Ama Nasıl?

Panelin en kritik anlarından biri ise moderatör Sertaç Yalçın’ın
Serap Akçay’a yönelttiği soruydu:

“Siz de büyüme hedefindesiniz. Çok şubeli olduğunuzda diğer markalardan farklı olarak ‘şunu yapmam’ dediğiniz şey nedir?”

Serap Akçay bu soruya, Ferit Özkaşıkçı’nın Başarılı Bir Kafe İçin Yol Haritası kitabından Dietrich Mateschitz’den bir alıntıyla cevap verdi:

“Başarılarından yararlanmak konusunda pek az şirket beceriklidir.
Hatta çoğunluğu bu konuda berbattır.
Çünkü başarıyı hak ettiklerini ve hedefe ulaştıklarını zannederler.
Yanlış. Çünkü aslında iş tam bu noktada başlar.”

Ve ardından kendi yaklaşımını ekledi:

“Ben hiçbir zaman ‘oldum’ demeyeceğim.
Ve bu işe ruhumuzu katmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Kahve Yetmiyor: Yan Ürünler Oyunda

Bir diğer dikkat çekici başlık ise kahve eşlikçileri ve donuk ürünlerdi.

Bu panel aslında sektörün en net dönüşümünü gösteriyor:
Kahve tek başına yeterli değil.

Ege Duruk’ın söylediği şu nokta önemliydi:

  • Zincir büyüdükçe standartlaşma zorunlu hale geliyor
  • Bu da herkesi aynı üreticilere götürüyor
  • Sonuç: her yerde aynı ürün

Bu problemi çözmek için Backhaus’un hem standart hem artizan üretimi birlikte götürme yaklaşımı dikkat çekiciydi.

Emre Başar Sözen tarafında verilen veri ise oldukça çarpıcıydı:

  • 2021’de ayda 2 ton
  • Bugün tek müşteride günde 7 ton

Ama buna rağmen Türkiye’de bitkisel sütlerin toplam süt pazarındaki payı sadece %2.

Bu, trend değil dönüşüm.

Ama önündeki kritik bariyer şu:
Mağazaların, bitkisel süt seçeneğinde maliyetin üzerinde ekstra ücret talep etmesi.
Bu da müşterinin deneyimleme isteğinin önüne geçiyor.

Donuk ürün tarafında ise en önemli kırılma algıydı:
“Sağlıksız”, “katkı maddeli” gibi düşünceler…

Oysa panelde vurgulanan şey şuydu:
Dondurma aslında turşu yapmak ya da kurutmak gibi bir koruma yöntemi.

Yani mesele ürün değil, algı.

Görünmeyen Ama En Kritik Başlık: İklim

Zirvenin en sessiz ama belki de en kritik başlıklarından biri
iklim değişikliği ve sürdürülebilirlikti.

Bu başlık çok yüksek sesle konuşulmuyor ama etkisi büyük.

İklim değişikliği, üretim koşulları, verimlilik…
Bunların hepsi doğrudan fincana yansıyacak konular.

Kahvenin geleceği aslında fincandan önce belirleniyor.

Sonuç Yerine

Bu zirve bana şunu net şekilde gösterdi:

Kahve sektörü büyüyor.
Ama artık daha zor, daha katmanlı ve daha bilinçli bir şekilde büyüyor.

  • Kahve artık bir deneyim
  • Büyüme var ama kolay değil
  • Deneyim önemli ama operasyon belirleyici
  • Sistem kuran öne çıkıyor
  • Yan ürünler oyunun içinde
  • Ve en önemlisi, işin görünmeyen tarafı her geçen gün daha kritik hale geliyor

Ve belki de en sade haliyle:
Kahve artık sadece kahve değil.

Kahve ile ilgili diğer yazıları buradan okuyabilirsiniz.

Visited 33 times, 4 visit(s) today

Benzer Yazılar