Heyamo: Kolektif Hareketin Unutulan Frekansı

imece imece imece
3 dakikada okunur

Bazı kelimeler yalnızca bir kelime değildir.
Bir hayat biçimini, bir zamanı ve bir toplumsal düzeni taşırlar.

Heyamo da onlardan biridir.

Anadolu’da bir zamanlar bu kelime bir türküden önce gelmezdi.
Bir işten önce gelirdi.

Birinin tarlası sürülecekse, bir ev yapılacaksa ya da ağır bir işin altına girilecekse köyde bir ses yükselirdi:

“Heyamo!”

Bu bir çağrıydı.

Bir kişinin işi, bir anda herkesin işine dönüşürdü.

İnsanlar bir araya gelir, birlikte çalışır ve birlikte üretirdi. Çünkü bazı işler tek başına yapılamazdı. Ama birlikte yapılırsa hem kolaylaşır hem de anlam kazanırdı.

Bu düzenin adı imeceydi.

Heyamo Türküsü: Bir Ritmin Hafızası

“Heyamo” aslında tek başına bir anlam taşımaz.
Bir kelimeden çok bir ritimdir.

Birinin başlattığı, diğerlerinin tamamladığı bir ses.

Bu yüzden Heyamo, yalnızca söylenen bir şey değil; birlikte yapılan bir şeydir.

Anadolu’nun farklı bölgelerinde benzer seslenişler vardır:

  • heyamo
  • heyamola
  • heyya
  • hayde

Bu sesler çoğu zaman imece sırasında ortaya çıkar. Çünkü birlikte çalışmanın en eski eşlikçisi sestir.

Bir kişi söyler.
Diğerleri ona katılır.

Ve bir süre sonra o ses, tek bir kişiye ait olmaktan çıkar.

Heyamo’nun Dili

Heyamo ezgilerinin bazı versiyonları Lazca olarak söylenir.

Lazca, UNESCO tarafından yok olma tehlikesi altındaki diller arasında gösterilen, Doğu Karadeniz kıyılarında konuşulan eski bir Kafkas dilidir.

Bu türküde duyduğumuz “heyamo” sesi, yalnızca bir ritim değil; aynı zamanda bir kültürün, bir dilin ve bir yaşam biçiminin taşıyıcısıdır.

Belki de bu yüzden bazı türküler yalnızca bir müzik değildir.

Bir dilin hafızasıdır.

Bir Türkünün Coğrafyası

Heyamo ezgileri özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde farklı varyasyonlarla karşımıza çıkar.
Trabzon, Rize ve Artvin çevresinde bu ritme benzeyen birçok türküye rastlamak mümkündür.

Kemençe eşliğinde söylenen bu ezgilerde sözler kadar ritim önemlidir.
Çünkü amaç yalnızca bir hikâye anlatmak değil, aynı anda hareket etmektir.

Bir bağ bozumunda, bir tarlada ya da bir inşaatta…

Türkü, işi kolaylaştırmaz belki ama insanı yalnızlıktan kurtarır.

Heyamo’nun Sesi

Heyamo’nun en güçlü hâli, onu doğduğu coğrafyada dinlediğinizde ortaya çıkar.

Karadeniz’in sesi, dili ve ritmiyle…

Bu ezgi, sanatçı Birol Topaloğlu gibi isimlerin yorumlarında yalnızca bir türkü değil, bir hafıza hâline gelir.

He he heyamo
Yamo hemo he yamo
He yamoli he yamo

Bu tekrar eden yapı, türkünün bir hikâye anlatmaktan çok bir ritim kurduğunu gösterir.

Birol Topaloğlu – Heyamo YouTube link: https://youtu.be/wEmEppNZ2uw?si=5yGwRCQkarimSYVT

Heyamo Ne Söyler?

Bu türkülerde sevda da vardır, ayrılık da.
Gurbet de vardır, doğa da.

Ama asıl mesele bu değildir.

Asıl mesele, o tekrar eden sestir.

Heyamo.

Bir kişinin sesi kısa sürede çoğalır.
Bir topluluğun sesine dönüşür.

Ve o anda ortaya çıkan şey yalnızca bir türkü değil, bir uyumdur.

İmece: Unutulan Bir Sosyal Sözleşme

İmece yalnızca bir üretim yöntemi değildi.

Bir güven sistemiydi.

Bugün buna sosyal sermaye diyoruz.

Ama Anadolu bunu çok daha sade bir şekilde yaşıyordu.

Bugün senin işin yapılırdı.
Yarın başkasının.

Kimse borç tutmazdı.
Kimse hesap yapmazdı.

Çünkü herkes bilirdi:

Hayat uzun ve işler ağırdı.
Ve kimse bunu tek başına taşıyamazdı.

Bugün LinkedIn’de “network” dediğimiz şey,
belki de bir zamanlar tarlada yankılanan o Heyamo sesinin modern ve steril bir versiyonudur.

Ama arada önemli bir fark var:

Orada ilişki vardı.
Burada bağlantı var.

Günümüz Dünyasında Sessizleşen Sesler

Bugün şehirlerde yaşıyoruz.

Aynı apartmanda yıllarca yaşayıp birbirini tanımayan insanlar var.
Aynı ofiste çalışıp birbirinin hayatına dokunmayan ekipler var.

Toplantılar yapıyoruz.
Mesajlar atıyoruz.
Saatlerce ekranlara bakıyoruz.

Ama hiçbir yerde o ses yok:

Heyamo.

Üretim hızlandı.
Sistemler gelişti.

Ama insanlar daha yalnız.

Heyamo’nun Yolculuğu

Bugün Heyamo yalnızca Anadolu’da kalmıyor.

Farklı coğrafyalarda, farklı seslerle yeniden hayat buluyor.

Fransa’da bir kadınlar korosu tarafından Lazca olarak söylenen Heyamo, bu kültürün sınırları aştığını gösteriyor.

Bir köyde başlayan bir ses,
başka bir ülkede yeniden yankılanabiliyor.

Belki de bazı kültürler kaybolmaz.
Sadece yer değiştirir.

link: https://youtu.be/6D9p-2guf1M?si=x-klShe3KMyWajYM

Dijital İmece Mümkün mü?

Aslında imece tamamen kaybolmuş değil.

Sadece biçim değiştirdi.

  • açık kaynak yazılımlar
  • Wikipedia
  • kolektif üretimler

Bunların hepsi modern birer imece örneği.

Ama bu yeni imecede eksik olan bir şey var:

ritim.

Birlikte olmanın hissi.

Bir Kelimenin Hatırlattığı Şey

Belki de modern dünyanın en büyük kaybı teknolojinin gelişmesi değil.

Birlikte hareket etme frekansını kaybetmemizdir.

Çünkü bazı işler hâlâ tek başına yapılamaz.

Ve belki de bu yüzden, bir gün yine birinin sesi yükselecek:

Heyamo.

Benzer yazıları buradan okuyabilirsiniz.

link: https://youtu.be/xx3WsKOumNI?si=B4_C4AcdYYyTwoj0

Visited 39 times, 1 visit(s) today

Benzer Yazılar