Çağdaş Sanatın Babaannesi Marina Abramović ve Pirinç Ayıklamak

Marina Abramović, çağdaş sanatın en çok tartışılan isimlerinden biri.
Kimi için sınırları zorlayan bir performans sanatçısı,
kimi için “hiçbir şey yapmayı sanat diye sunan” biri.
Ama belki de onu anlamanın en doğru yolu, işleriyle kurduğu zaman ilişkisine bakmak.

Bakış, Zaman ve Dayanıklılık
2010 yılında New York Modern Sanat Müzesi’nde gerçekleşen The Artist Is Present performansında Abramović, haftanın altı günü, günde yaklaşık 7,5 saat, bir masanın başında oturdu.
Hiçbir şey yapmadan.
Karşısına oturan binlerce insanla dakikalarca göz göze geldi.
Konuşmadı.
Tepki vermedi.
Sadece baktı.
Bir müze ziyaretçisinin Mona Lisa’nın karşısında ortalama 40 saniye geçirdiğini düşünürsek, burada yaşanan şey sıradan bir izleme değil; zamana dayanma pratiğiydi.
Abramović her yeni katılımcıdan önce başını öne eğiyor, zihnini sıfırlıyor, sonra tekrar bakıyordu.
Ve bir gün, başını kaldırdığında karşısında 12 yıllık eski sevgilisi Ulay vardı.
O an, izleyenler için bir performansken, Abramović için performans bir deneyime dönüştü.
Ağladı.
Ama masadan kalkmadı.
Dayanıklılık, onun sanatında her zaman buydu:
kaçmak değil, kalmak.
Youtube link: https://youtu.be/Sf8o1teJdXo?si=ot8bbw-GZJGy8CiX

Yavaşlama Deneyimi
Marina Abramović bir söyleşisinde şöyle diyor:
“Dikkat dağıtıcı şeylerle dolu bir dünyada, kendimizle ve başkalarıyla bağlantı kurmak için zaman ayırmak zorlu bir iştir.”
İşte bu yüzden Counting the Rice (Pirinç Tanelerini Saymak) adlı performansı yarattı.
Bu çalışmada katılımcılar, müzenin ortasında, başkalarıyla çevriliyken, gürültü önleyici kulaklıklar takarak bir saat boyunca pirinç ve mercimek tanelerini ayırmaya ve saymaya davet ediliyor.
Konuşmak yok.
Müzik yok.
Telefon yok.
Sadece eller, taneler ve geçen zaman.
Abramović’e göre bu egzersiz;
dayanıklılığı, odaklanmayı, algıyı, öz kontrolü ve irade gücünü geliştiriyor.
Ama asıl mesele beceri kazanmak değil; dikkatin yönünü değiştirmek.

Rahatsız Eden Sessizlik
Pirinç saymak ilk anda huzur vermez.
Tam tersine.
Zihin sıkılır.
İtiraz eder.
“Bunun ne anlamı var?” diye sorar.
Çünkü modern zihin, tekrar etmeye değil ilerlemeye;
sessizliğe değil uyarana;
şimdiye değil “sonra”ya alışıktır.
Bu performans tam da bu alışkanlığa çarpar.
Ve çarptığı yerde, rahatsızlık üretir.
Abramović’in sanatı burada başlar:
zihnin kaçacak yer bulamadığı noktada.
Youtube link: https://youtu.be/472JcpWkWws?si=vdU5f_DJSRjVBbfS
Ananelerimizin Bildiği Şey
Aslında bu sahne bize yabancı değildir.
Annelerimiz, anneannelerimiz, babaannelerimiz yıllarca
pirinç ayıkladı,
mercimek seçti.
Kimse buna meditasyon demedi.
Kimse farkındalık kelimesini kullanmadı.
Ama o masaların başında,
hayat bir anlığına yavaşladı.
Belki de Abramović’in yaptığı şey,
gündelik hayatta zaten var olan bu pratiği
bilinçli bir dikkat alanına taşımaktı
Anlamsızlık mı, Dikkat mi?
Pirinç saymak hâlâ anlamsız görünebilir.
Ama belki de soru yanlış soruluyordur.
Her şeyin anlamlı olması mı gerekir,
yoksa bazı şeylerin sadece dikkatimizi toplamaya hizmet etmesi yeterli midir?
Bu performans, “bir şey üretme” zorunluluğunu askıya alır.
Bir saat sonunda elinizde bir çıktı yoktur.
Bir hikâye yoktur.
Paylaşılacak bir başarı yoktur.
Ama belki de mesele tam olarak budur.
Evde Denemek Serbest
Bu performansı birebir deneyimlemek isteyenler, Abramović’in retrospektif sergilerinde bu alanla karşılaşabilir.
Örneğin burada:
👉 https://www.voorlinden.nl/counting-the-rice/?lang=en
Ama bir müze şart değil.
Bir tepsi alın.
Pirinç ve mercimek koyun.
Karıştırın.
Sonra ayıklayın pirincin taşını 🙂
Kimseye göstermeyin.
Fotoğraf çekmeyin.
Paylaşmayın.
Bu da geçerli bir performanstır.
Ayrıca katılmak isteyenler için Osmancık Pırlanta Pirinç Kültür ve Sanat Festivalinde 5 kg ödüllü pirinç ayıklama yarışması. 🙂
Sessiz Bir Son
Modern dünya hızlanmayı önerir.
Pirinç ayıklamak ise sessizce karşı çıkar.
“Dur,” der.
“Bir şey kazanmayacaksın.”
“Ama dağılmayacaksın da.”
Ve bazen, bir insanın yapabileceği en radikal şey,
hiçbir işe yaramayan bir işle
bir süre oyalanmaktır.
Bir saatliğine.
Sadece burada ve şimdi.
Benzer kategorideki yazıları okumak için tıklayın.





