|

E-Ticaret Haftası Notları: Teknoloji Çok Konuşuldu, İnsan Biraz Az

3 dakikada okunur

Geçtiğimiz hafta sonu E-ticaret Haftası’ndaydım.

Salonlar doluydu, standlar kalabalıktı, yürümek bile yer yer zordu. Bir yandan sektöre ilgi artıyor diye seviniyorsun; diğer yandan etrafına baktığında fark ediyorsun ki:

Sanki bir teknoloji fuarından çok, iyi tasarlanmış bir eğlence parkındasın.

Döndür-kazan çarkları, ikramlar, etkinlik oyunları…
İş geliştirme konuşmaları ise kalabalığın uzağında, sakin sessiz bölmeler gibi.

İtiraf ediyorum:
Bu bana umut da verdi, düşündürdü de.

Biz Teknoloji Konuşmayı Seviyoruz, Uygulamayı Biraz Erteliyoruz

Sahnede herkes “gelecek”, “metrikler”, “yapay zekâ”, “algoritmalar” diyordu.

Ama fuar alanı başka bir şey söylüyordu:
Ekipler hâlâ temel operasyon problemleriyle boğuşuyor.
En çok sorulan sorular yine “trafik nasıl artar?”, “iptaller nasıl düşer?”, “kampanya nasıl kurgulanır?”
Çoğu stand yenilik anlatmıyor; hediye dağıtıyordu.

Ve içimden şu geçti:

Sorun teknoloji değil; insan davranışını, ekip kültürünü ve gerçek pratikleri yeterince konuşmuyor oluşumuz.

Amara Yasası: Ufuk Tarhan’ın Sahnede Söylediği Küçük Ama Kritik Bir Cümle

“Algoritmanın Gücü: Yapay Zekâ ile E-Ticaret” oturumunda Ufuk Tarhan küçük ama çok önemli bir cümle söyledi:

“İşte buna Amara Yasası diyoruz.”

Çoğu kişi fark etmedi bile.
Ama bence tüm haftanın özetiydi.

Amara Yasası ne diyor?
“Kısa vadede teknolojiyi abartır, uzun vadede küçümseriz.”

E-ticaret Haftası’na yüzde yüz uyuyor.

Biz:
Yapay zekânın her şeyi çözeceğini sanıyoruz.
Ama aynı anda:
Kargo gecikince müşteri davranışını bile hâlâ tam ölçemiyoruz.
ChatGPT’den müthiş fikir alıp, onu hayata geçirecek ekibi bulamıyoruz.
Teknoloji hızlanıyor ama insan dönüşümü çok daha yavaş ilerliyor.

O yüzden o cümle çok vurucuydu:
Gerçek değişim davranışta olur.

Etkinliğin En Büyük İronisi: Yapay Zekâyı 60+ Yaş Panelistlerle Konuştuk

Bu yaş ayrımcılığı değil — tam tersi.

Değerli tecrübeler vardı, çok nitelikli konuşmacılar vardı.

Ama aynı anda fark ettim ki:

E-ticaretin en hızlı, en operatif, en çok deneyim kazanan kitlesi sahnede değil; salondaydı.

Genç girişimciler, yeni marka sahipleri, pazarlama ekipleri…
Asıl “dijital nabız” sahnenin önünde atıyordu.

Belki de konuşmacı yaş ortalaması düştüğünde, etkinlik gerçek dönüşümün kalbine daha çok yaklaşabilir.

Workshop’lar: Evet Güzel, Ama Derine İnmek İçin Daha Fazlası Lazım

Workshop alanları kalabalıktı ama içerikler yüzeyseldi.

Herkes aynı şeyleri tekrar ediyordu:
“SEO önemli.”
“Reklam bütçenizi ayarlayın.”
“Story çekin.”
“Kullanıcı deneyimi kritik.”

Ama kimse şunları anlatmıyordu:
Ekibinizi bu yeni düzene nasıl adapte edeceksiniz?
Davranış optimizasyonu nasıl yapılır?
Müşterinin psikolojisi nerede kırılıyor?
Yapay zekâ ile insan iş bölümü nasıl kurulmalı?

Etkinlik, sunumların değil, uygulama alanlarının güçlendiği bir yapıya evrilebilir.

Eleştiri mi? Hayır. Sadece Bir Tespit: Konuşan Çok, Hareket Eden Az

Türkiye’de e-ticaret sektörü bilgi açlığı çekmiyor.
Hareket açlığı çekiyor.

İnsanlar ne yapılacağını biliyor…
Ama şu başlıklar eksik kalıyor:
Disiplin
Takip
Analitik düşünme
Deneme–yanılma kültürü
Kararlılık

Teknoloji hızlandırır, insan tamamlar.

E-Ticaret Haftası Bana Ne Öğretti?

Üç net çıkarım:
Teknoloji konuşulur ama dönüşümü insan başlatır.
Ekip kültürü olmadan hiçbir dijital araç tek başına bir anlam ifade etmez.
Sahnede anlatılan gelecekten çok, fuarda gözlenen davranışlar gerçeği gösterir.

Ve Amara Yasası’nın söylediği gibi:

“Kısa vadede teknolojiyi abartıyoruz, uzun vadede insanı hafife alıyoruz.”

Benim umudum şu:

Bir sonraki E-ticaret Haftası;
deneyimin, uygulamanın, davranışın, gerçek sahadaki iç görünün merkezde olduğu bir etkinliğe dönüşür.

Belki o zaman sahnede konuşulanla sahada yaşanan aynı hizaya gelir.

Amara Yasası’nın detaylarını merak edenler için Ufuk Tarhan’ın ilgili yazısını buraya bırakıyorum:

ufuktarhan.com’daki Amara Yasası yazısı

Visited 5 times, 1 visit(s) today

Benzer Yazılar